Side 27.04.2006 Perşembe

 

Efenim bumbar’dan yeterince nasiplenip borazan sesimle canlı performanslandığım etkinliktir… Yeni insanlar, dostlarla tanışmak mutluluk vericiydi. Önce ki 3 etkinlikten eksik kalan yanı fotoğraf çekilmemesi idi… 

 

Öncesinde neşelenmek kolaydır da, bittiğinde aynı zevki taşıyor olmak zordur bazı etkinliklerde… Üstünden geçen iki güne rağmen yüzümde bir gülümseme bırakmış etkinliktir…

 

Etkinliğe vakit ayırıp katılan, Ola(ğa)nca tatlılıkları, sıcakkanlılıkları için ;

 

Pişirtip getirdiği bumbarları bir de zahmet edip ısıtan bu arada hem gömleğini hem etrafı soslayan, bir ara utanıp tuvalete kaçan ve uzunca bir süre oradan çıkmayan Emir kişisine, 

 

bitmek tükenmek bilmeyen pozitif enerjisi ile Duracell reklamlarında oynamasını düşlediğimiz Eylem’e,

 

Ceee!! deyip kaçan ve Emir’i tuvalete kaçırtan Betül ve Zuhal’e,

 

Yüzünde tatlı bir huzur ifadesi taşıyan, Kalamışlı olduğundan şüphelendiğim Meltemin şeker hocasına,

 

Emektarımız, fedakarımız, her şeyimiz, arada bir tatlı fırçalar atan ama liderlik yeteneklerini fark ettikçe Türkiyemizin ikinci bayan başbakanlığına layık görmeye başladığımız, böylece Tansu’nun bayan başbakanlar hakkında yarattığı tüm olumsuz önyargıları bir çırpıda yok edeceğine inandığımız Linda’ya,

 

Hala canlı performans ve solo olarak efsane sesini dinleyemediğimiz, gitar çaldığını bildiğimiz, yaptığı sarmaları hop hop mideye indirdiğimiz arada bir bizi böreklerle, çöreklerle besleyen Zehra’ya,

 

Bu sefer üzerimizde “onu da yemeyin bunu da yemeyin” baskısı kurmayan, suskunluğu ile bende hep ya cia ya mit ajanıdır intibaı uyandıran ama konuşunca sakladığı şekerliği ortaya çıkan Hande’ye,

 

Sakinliğinden beklenilmeyen dehşet esprileri beni benden alan, ne kadar güzel saz çaldığını da gördükten sonra arkadaş listemin en tepelerine (kendisini nasıl ikna edeceğimi planlıyorum) eklemeye karar verdiğim Umut’a,

 

Rakı’lı etkinliklerin demirbaşı, Side ve havalisinin en sağlam ve efendi içicisi Kemal’e,

 

Bir etkinliğimize ilk defa katılan ama hiç yabancılığını çekmediğimiz ve kendisinin de anladığımız kadarıyla hiç yabancılık çekmediğini fark ettiğimiz Serkan’a,

 

Senelerdir birbirimizden ayrılmadığımız, kendimi yanında hep iyi hissettiğim, her konuda destekleyici ve cesaretlendirici tutumlarıyla kalplerimizi kazanmış olan Hamza’ya,

 

Kahrımızı çeken, en bi cozutmuş eşek şakalarımıza dahi “çocuk işte bunlar idare etcem” mantığıyla ses çıkarmadığını düşündüğümüz, başımız sıkıştığında hep yanımızda gördüğümüz kara günde ak günde kendisine hep güvendiğimiz Özgür’e

 

Katıldıkları için tekrar teşekkür eder, Bir gün uyuzlaşıp ne biliiim ben dellenip büyük bir pot kırmayayım veya hata yapmayayım da hiç birisini kaybetmiyeyim dediğim canımdan çok sevdiğim arkadaşlarıma “iyi ki varsınız” derim…

 

Sevgilerimle Ümit