|
İsmet
İnönü'nün 19 Mayıs 1944 Nutku
"Türk
milliyetçisiyiz, fakat memleketimizde ırkçılık prensibinin düşmanıyız.
Memleketimizde politika garezleri için uydurulan ırkçılık önderlerinin
çok acıklı faciaları hatıralarımızda canlıdır. l9l2 senelerinde
Rumeli'de tutunmak için tırnaklarıyla kayalara yapışarak son
gayretlerini sarf eden Türk erlerine Arnavut Priştineli Hasan ve Derviş
Hima ile beraber arkadan hücum tertipleyenlerin Türk ırkçı politikacısı
olduğu, Büyük Millet Meclisinde ispat olunmuştur. "Politika icabı" diye
tefsir etmekten en ufak bir güçlük çekmeyen bu adamlar, sözlerine inanıp
daha büyük bir felâkete uğradığımız zaman gene "Politika İcabıdır"
diyerek yeni bir fesat prensibi yaratmakta geri kalmayacaklardır.
Köy Enstitülerinde, her çeşit okullarımızda, müesseselerimizde,
ordumuzda müşterek vatanın ülkülerini Türk çocuklarına, eşit adalet ve
şefkat hisleriyle vermeye çalışıyoruz. Onları büyük cumhuriyet potasında
kaynatıp meydana Türk vatanseveri çıkarmaya uğraşıyoruz. Vatandaşlarım
emin olabilirler ki muvaffakiyetlerimiz esaslıdır ve gelecek zamanda
daha göz alıcı olacaktır.
Türk milliyetçiliği içinde vatan çocuklarının temiz ülkülü ve vatan
fikirli olarak birbirine dayanan sağlam bir millet olması, erişilmez ve
yanlış bir hayal değildir. Bunun doğru bir fikir ve erişilir bir hedef
olduğunu,elle tutulur ve gözle görülür neticeleriyle tamamıyla alıyoruz.
Şimdi insaf ediniz. Türk vatandaşı yetiştirmek için bütün iyi şartlan
özünde toplamış olan bu feyizli yolu bırakır da ,ırkçıların milleti bin
bir parçaya ayıracak fesatlı ve nifaklı zehirlerine cemiyeti kaptırır
mıyız?
Turancılık fikri, yine son zamanların zararlı ve hastalıklı
gösterisidir. Bu bakımdan cumhuriyeti iyi anlamak lâzımdır. Millî
kurtuluş sona erdiği gün,yalnız Sovyetlerle dostluk ve bütün
komşularımız eski düşmanlıklarının bütün hatıralarını canlı olarak
zihinlerinde tutuyorlardı. Herkesin kafasında, biraz derman bulursak
sergüzeşti, saldırıcı bir siyasete kendimizi kaptıracağımız fikri
yaşıyordu. Cumhuriyet kuvvetli bir medeniyet yaşayışının şartlarından
bir esaslısını, milletler ailesi içinde bir emniyet havasının mevcut
olmasında görmüştür. İmparatorluktan son zamanlarda ayrılmış olan
komşularıyla da iyi ve samimî komşuluk şartlarının temin edilmiş
olmasını, milletin saadeti için lüzumlu saymıştır. Görülüyor ki, millî
politikamız memleket dışında sergüzeşt aramak zihniyetinden tamamen
uzaktır. Asıl mühim olan da bunun bir zaruret politikası değil, bir
anlayış ve bir inanış politikası olmasıdır. Ancak bu inanışa vardıktan
sonradır ki, etrafımızda bulunan milletleri daha yakından tanımak
imkânlarını bulduk. Nereden zarar gelir ve nereden zarar gelmez, bunu
ayırt etmek için zihinlerimizde ayarlı ölçüler hasıl oldu. İçerde
milletin hayrı ve saadeti için çalışma ve dışarıya karşı milletin
emniyet ve müdafaası için lâzım olan tedbirler,salim ölçülerle gözümüzün
önünde belirdi. Ve nihayet asırlar ve asırlar süren köklü düşmanlıklar
yerine, yirmi sene gibi kısa bir müddette hürmet ve itimat duygularının
uyanmasına imkan verdi.
Turancılar, Türk milletini bütün komşularıyla onulmaz bir surette derhâl
düşman yapmak için birebir tılsımı bulmuşlardır. Bu kadar şuursuz ve
vicdansız fesatçıların tezvirlerine Türk milletinin mukadderatını
kaptırmamak için elbette Cumhuriyetin, bütün tedbirlerini kullanacağız.
Fesatçılar, genç çocukları ve saf vatandaşları aldatan fikirlerini
millet karşısında açıktan açığa münakaşa edemeyeceğimizi sanmışlardır.
Aldanmışlardır ve daha çok aldanacaklardır. Şimdi vatandaşlarımdan iki
suale zihinlerinde cevap bulmalarını isteyeceğim : Irkçılar ve
Turancılar gizli tertipler ve teşkillere başvurmuşlardır. Niçin ?
Kandaşları arasında gizli fesat tertipleriyle fikirleri memlekette yürür
mü ? Hele doğudan, batıdan ülkeler gizli Turan cemiyetiyle zapt olunur
mu ? Bunlar o şeylerdir ki, ancak devletin kanunları ve esas teşkilatı
ayak altına alındıktan sonra başlanabilir. Şu hâlde yaldızlı fikirler
perdesi altında doğrudan doğruya Cumhuriyet'in, Büyük Millet Meclisinin
mevcudiyeti aleyhinde teşebbüsler karşısındayız. Tertipçiler, on yaşında
çocuklarımızdan bize kadar derece derece, perde perde hepimizi aldatmak
iddiasındadırlar. Vatandaşlarıma ikinci sualimi soruyorum : Dünya
olaylarının bugünkü durumunda Türkiye'nin ırkçı ve Turancı olması lâzım
geldiğini iddia edenler, hangi millete faydalı, kimlerin maksadına
yararlıdırlar ? Türk milletine yalnız belâ ve felâket getirecek olan bu
fikirleri yürütmek isteyenlerin Türk milletine hiçbir hizmetleri
olamayacağı muhakkaktır. Bu hareketlerden yalnız yabancılar
faydalanabilirler. Fesatçılar, yabancılara bilerek mi hizmet ediyorlar?
Yabancılar, fesatçıları idare edecek kadar yakından münasebette
midirler? Bunları hüküm olarak kestirmek bugün mümkün değildir. Ama
yabancıya hizmet kasti ve yabancının ilişiği hiçbir zaman meydana
çıkmasa dahi hareketlerin, Türk milletine, Türk vatanına zararlı olması
ve bunlardan yalnız yabancıların faydalanmış olması söz götürmez bir
hakikattir.Vatandaşlarım! Emin olabilirsiniz ki vatanımızı bu yeni
fesatlara karşı da kudretle müdafaa edeceğiz. |